28 Kasım 2011 Pazartesi

TAVUK CİĞERİ SOTESİ

tavuk ciğeri sote



bizim evin bazı kuralları vardır......bu kuralları özellikle koymadık tabiki..zamanla yerleşmiş haberimiz yok:)

mesela eşim okulda nöbetçi olarak kaldığı zaman kızımla makarna ve puding günümüzdür....

pazartesileri balık pişer...en çok da hamsi .....hamsinin yanına mercimek çorbası....bol rokalı salata..............

her akşam çay partileri olur....son aylarda alışkanlık yapmaya başladı..her ne kadar çok çay tüketmesekte küçük demliğimiz her akşam tıkırdar......yanına mutlaka disal pastalarıyla...


ve hafta sonu mutlaka market gezilir.ister alışveriş yapılsıın ister yapılmasın......ama mutlaka tavuk ciğeri alınır....sotelenir..çayla veya ayranla ve sıcacık fırından alınmış taze ekmekle bandıra bandıra yenir......ya cumartesi ya pazar bu ciğer pişer .....eşimde kızlarımda bende çok severiz...


artık bu kadar çok yediğim bir yemeği eklemeden olmazdı...soğansız sarımsaksız olurmu hiç demeyin......siz her zaman ki gibi soğanla yapın.......afiyet olsun...

malzemeler......
  • bir paket tavuk ciğeri....(300-400 gr)
  • 1 adet sivri biber
  • 2 adet orta boy salkım domates
  • tuz,zeytinyağı
  • maydonoz
yapılışı....
  1. yıkanmış yağları temizlenmiş ciğerler doğranır...
  2. kızdırılmış zeytinyağında kavrulur.....
  3. suyunu salıp çekmeye başlayınca ince doğranmış yeşil biber eklenir.....
  4. birazda biberle kavrulduktan sonra ,doğranmış domatesler eklenir...
  5. tuz ilavesi ile domatesin suyu çekmeye başladıktan sonra altı kapatılır...
  6. üzerine doğranmış maydonoz serpilir...
not.....
  1. maydonoz çok yakışıyor....
  2. baharat koyarak asıl ciğer tadını öldürmek istemedim..ama siz ekleyebilirsiniz...kekikde çok yakışıyor.....
  3. zeytinyağı ne çok ne az olmalı.....bir pakete bir türk kahvesi fincanı zeytinyağı ekliyorum galiba...bi dahaki sefere ölçerek koyarım ve buraya daha net bir bilgi eklerim....


24 Kasım 2011 Perşembe

KÜHNE "AMATÖR MUTFAK GÜNLÜĞÜ" KAMPANYASI


merhaba arkadaşlar.....
bugün tarif yok...öncelikle hepinizin cuması mübarek olsun....hayırlı sağlıklı bir hafta diliyorum...

bugün sizlere bir duyurum olacak....

sürekli kullanmasakta sirke ,salata sosu gibi ürünler mutfağımızda sürekli bulunurlar....ben özellikle sirke kullanmaya çalışıyorum...faydaları sayılamayacak kadar çok çünkü.....

kühne markası facebookta harika bir yarışma yapmış..bunu sizlerle paylaşmak istedim..belki katılmak istersiniz....konusuda o kadar güzel ki.......ilk mutfak maceranı yazıp gönderiyosun....hepimizin güzel bir mutfak macerası vardır.....

biz blog sahipleri genelde bloglarımıza yazıyoruz ama bu güzel anıyı bence kühne yarışmasına gönderelim.....ve bu anı size çeşit çeşit kühne ürünleri olarak geri dönsün.....

facebook sayfası na tıklayarak sayfayı beğenip kampanyaya katılın....harika ödüller kazanın..bende hala düşünüyorum ilk mutfak maceram neydi diye....küçüklüğümden beri mutfağa ara ara girdiğimden kendimi pek şanslı görmüyorum aslında..ama şansımı deniycem yinede...

Yarışma 7 Aralık saat: 16:00 itibariyle sona ereceketir.

buda site adresi ...ürünleri inceleyebilirsiniz......hardallar özellikle çok ilgimi çekti..turşularının lezzetinide bazı internet sayfalarında okudum ve merak ettim şahsen.....hepinize kolay gelsin..haydi düşünün bakalım.....:))

21 Kasım 2011 Pazartesi

AHTAPOT VE YENGEÇ SOSİSLER

ahtapot sosisler

merhabalaarr..

herkese mutlu bir hafta diliyorum....inşallah her günümüz bir önceki günden daha güzel olur..buda güzelliğin katlanacağı demektir.....

aslında yemek tarifi ile açacaktım günü ,ama gönlüm sizi sebze yemeği ile bırakmak istemedi...bundan sonra eklerim onuda....

bu sosis denen et ne kadar şekle giriyor değilmi..başımıza milföy kesildi sanki:))

evinizde milföy ya da sosis varsa hiç kokrkmayın bi dünya tarif yaparsınız....geçenlerde google görsellerde fotodan fotoya zıplıyordum...zıpladım zıpladım zıpladım....bide ne göreyim...ahtapota benzer sosisler...

hemen sayfa kaynağını yapıştıralım ki bu şirin şeyleri yerinde de görün...cutefoodforkids bloğunda çocuklara yapılacak daha birçok tarif gördüm..sizde aklınıza yatanları yapabilirsiniz ..işte burdada sosisler var..ben bire bir yapamadım..

neden derseniz daha önce görüp aklımda kalanlarla yapmaya çalıştım da ondan..neresinde ne vardı hatırlayamadığım için,pc yi açmayada üşendiğim için kafamdakilerle yaptım..fotoğraflarım çok güzel olmadı ama bi daha daha güzelini çekebilirsem eklerim...ben gerçek adresteki gibi az pişiremedim..tam pişincede böyle yağlı delik deşik bi görüntü oldu..amaan olsun fikir verelimde sizde nasıl şekil yaparsanız yaparsınız benim gibi..

sosis yengeçler

pazar kahvaltısı için yaptığım sosisler evin küçükleri tarafından çok sevildi.....bende çocuklu misafirlere bi tarif buldum diye çok sevindim..her seferinde farklılık bekledikleri için hep bir arayış içinde oluyorum....

aslında tarifin aslında uzun sosisler vardı ama ben küçük sosislerle yaptım farketmedi..yengeçlerde hata yapmışım hem gözlerde hemde sosisi ikiye bölmem gerekiyormuş ben bütün olarak yapmışım.neyse siz asıl tarifi inceleyip ona göre yaparsınız...

işte tarifimiz...

ahtapot sosis ve yengeçler

malzemeler...
  • arzu ettiğiniz kadar sosis
  • gözler için kaşar peyniri
  • çörek otu
  • göz yapmak için pipet

yapılışı....

  1. sosisler başlarından bi kaç cm kadar bırakılarak sekiz parçaya kesilir....bunlar ahtapotun ayakları...
  2. pipet yardımı ile ince dilimlenmiş kaşar peynirinden yuvarlaklar kesilir..aynı yuvarlaktan yine daha ince uçlu pipetle bi yuvarlak daha kesilir....
  3. sosisler yağda kızartılır.kollarının kopmamasına dikkat edilir....biraz soğuyunca baş kısmına çörek otu batırılır göz yapılır..ağız kısmınada yuvarlak peynirler ketçep yardımı ile yapıştırılır....
  4. yengeç içinde sosis enlemesine ikiye bölünür...yarımlardan birine ortada bir iki cm lik pay kalacak şekilde karşılıklı dört ayak kesilir..
  5. en üstteki ayaklardan karlılıklı ikisi verev kesilerek başı oluşturulur...
  6. yine yağda kızartılarak çörek otundan göz yapılır.....mayonez ketçapla servis edilir...

not....

  1. sosisleri kızarmak yerine haşlamak veya fırında yağsız fırınlamakta olabilir..
  2. göz ve ağzı istediğiniz gibi yapabilirsiniz..
  3. küçük uçlu pipetiniz yoksa (benim gibi) kullandığınız pipetin ucunu elinizle ikiye kıvırırsanız ortadan delik açıyor..(fotoğrafta gösterdiğim gibi)
  4. ben yengeci yaparken ikiye kesmeyi unutmuşum keserseniz daha şirin olur ve gözleride yanlış yapmışım.artık hayal dünyanıza kalmış...
  5. ayrıca sıcakken peynirleri yapıştırdığım için eridiler..siz biraz soğumasını bekleyin...

15 Kasım 2011 Salı

KIRMIZI ,ÇİKOLATALI KALP PASTA

kırmızı çikolatalı pasta


merhaba arkadaşlar....

öncelikle tarifimi gelibolu17 nin hazırladığı çaçaronblogun ev sahipliği yaptığı "çay,kahve bahane" etkinliğine gönderiyorum...kendisine daveti için teşekkür ediyorum ve kolaylıklar diliyorum....


sırada bi tuzlu ya da yemek olması gerekiyordu değil mi?..

tarif eklerken buna dikkat ediyorum aslında......bi tuzlu bi yemek bi tatlı şeklinde eklemeyi seviyorum......ama bazı yaptığım tarifleride eklemezsem kafamdan siliniyor........sonra düşün dur kaç yumurta kırmıştım,içine ne koymuştum...:)))

unutmadan eklemek istedim pastayı.......

bu pastayı eşime yaptım..geçtiğimiz 11.11.11 tarihi bizim için önemli sayılırdı..eşimin doğum günüydü......bende hatırda kalsın diye kıpkırmızı kalpli bi pasta yapmayı düşündüm.....eşim böyle günlerden fazla hoşlanmadığı için bi pastayla geçiştirdim ama çok hoşuna gitti yinede......o istediği kadar sevmesin ben yinede ufak tefek hazırlık yapıyorum......hiç bişey yapmadan duramıyorum napıyım:))))

bizim ailede herkes bi mevsimde doğmuş:)))
eşim ......sonbahar....
ben ......kış......
gazel....ilkbahar....
asya ...yaz......

ne kadar renkli görünüyor....mevsimin insan üzerindeki etkisi ne acaba.....kışın doğmanın yazın doğmaktan farklı bir etkisi olmalı....neyse astrolojiye bulaşmayalım şimdi......içinden çıkamam yoksa.......

peki harf analizini duydunuz mu?......yaa bide o var......ismi aklıma gelmeyen bi adamı dinlemiştim...çocuklarımızın adını neye göre koymalıyız ondan bahsediyordu.......bakın netten bulduğum bir harf analizi..adınıza bakın bakalım doğrumu çıkıyor...

Harfler & Anlamları

A : Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

B : Ön sezileri kuvvetli kişiliği temsil eder. En olumsuz olaylarda dahi umutlarını yitirmeyen kişiliktir, aynı zamanda.

C : Güzel sanatlara yatkınlığı temsil eden duygusal kişiliği ifade eder.

Ç : Zevk ve sefa düşkünü kişiliği ifade eder.

D : Üstün gücü temsil eder, hırslı ve zorluklara direnen kişiliği ifade eder.

E : ruhsal karışıklığı temsil eder, yani üzüntü ve sevinci birarada yaşayan ve ruhsal gel-gitleri olan kişiliği ifade eder.

F : Sakinliği temsil eder, uysal ve güvenilir kişiliğin işaretçisidir.

G : İnatçı kişilik, gerginlik ve üstün güçlere sahip olma arzusunu ifade eder.

H : Sakin ve durağan bir kişiliği ifade eder

I,İ : Hassas, duygusal ve kırılgan bir kişiliği temsil eder.

J : Kaprisli ve kıskanç kişilik belirtisidir.

K : Başarılı, ünvan sahibi ve daima yükselen bir kişiliği ifade eder.

L : Sanatsal yönleri olan kabiliyetli kişilik ifadesidir.

M : Ticarete yatkınlık ve yüksek zeka seviyeli kişiliği ifade eder.

N : Üstün güçlere sahip, sağduyulu kişiliği ifade eder.

O,Ö : Gizemli kişilik sahibidir. Gizliliği sever ve duygularını açığa vurmaktan kaçınan tiplerdir.

P : Kendinden emin kişilik, girdikleri ortamda kendine güvenli tavırlarıyla dikkat çekerler.

R : Tereddütlü kişilik demektir, karar vermede zorlanmalar yaşarlar.

S,Ş : Hayalperestliği sembolize eder. Aşırı hayal kuran kişilik.

T : Oldukça ketum tavırlı ve duygularını karşısındakine açmayı zor başarabilen kişiliği temsil eder.

U,Ü : Durgun görünümlü, çok ağır hareket eden, işlerini ağırdan alan bir profil çizen kişilik.

V : Kendi içine dönük, umursamaz bir kişiliği ifade eder, bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesiyle hareket eden kişilik örneği.

Y : Geçmişteki izleri, üzüntü ve diğer olayları sürekli yaşarlar, geçmişlerini asla unutmazlar ve güçlü bir kişilik yapısı gösterirler.

Z : Bilimsel açıdan başarılı, okumayı seven, akademik anlamda başarılı kişilik ifadesidir.

daha fazlasını öğrenmek için bu adrese bakabilirsiniz....tıkkkkkklayın....


kırmızı kalp pastaa

konu nerden nereye geldi....:)sanki arkadaşımla laflıyorum gibi oldu..sevdiğim insanlarla konuşurken daldan dala atlarız ve farketmeyiz zaman nasıl geçmiş.......konunun başıyla sonunun alakası olmaz......işte pastaya bağlayalım bu işide kısa keseyim artık......

pastanın tadı çok güzel oldu.....kırmızı olması için gıda boyası kullandım.....yerken hiç tadında farklılık olmadı........sağlıklı veya sağlıksız ..yaparken bunu düşünmedim valla:)))kırmızı olması için başka alternatifler olduğunu zaman zaman okuyorum bloglardan ama ben bu rengi vereceğini zannetmiyorum.......pancar galiba onu kullanabilirsiniz.......tadını da değiştirir mi bilemiyorum....

eşim kızım tadını çok sevdi......bol çikolu bi pasta olunca kızımın sevmemesi gibi bi durum olamazdı zaten de neysse:)))

kırmızı kalp pasta

malzemeler......

pandispanya için....(küçük bir kalp kalıp)..6 kişilik...
  • 3 adet küçük boy yumurta
  • 1 büyük çay bardağı şeker
  • 1 büyük çay bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 çay kaşığı kırmızı gıda boyası

iç kremalar......

  • 100 gr. bitter çikolata
  • yarım çay bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1 poşet krem şanti
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • içi için şölenin farklı çikolataları veya damla çikolata

üst ve kenarlar için...

  • kenarlar için bitter rendesi kullandım.
  • üstü için iç malzemeden artan krem şanti
  • 50 gr. çikolata 1 yemek kaşığı süt ve çok az sıvı yağ ile eritilir..
  • kiraz şekerlemesi

yapılışı..........

  1. kek için yumurta ve şeker iyice çırpılır.....krema kıvamı olana dek.
  2. yağ ,gıda boyası ve un eklenir....kabartma tozuda eklenerek yine çırpılır.
  3. yağlı kağıt serili kalıba dökülür......önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında pişirilir...
  1. krem şanti soğuk sütle çırpılır..kek soğuyana kadar oda dolapta bekletilir..
  2. bitter yarım çay bardağı süt ve sıvı yağ ile birlikte benmari usulü eritilir....soğuması için dolaba kaldırılır.....
  3. pişen kek ortadan ikiye kesilir.....eritilmiş bitter çikolata kekin iki parçasınada gezdirilir....
  4. birinci kat keke bitterden sonra krem şanti sürülür...üzerine şölen çikolatalar iri iri doğranak her tarafına yayılır...üzerine diğer kek parçası konur.
  5. pastanın her tarafı krem şanti ile kaplanır....
  6. kenarlar rendelenmiş çikolata ile süslenir...
  7. kiraz şekerlemesi ilede üst döşenir....
  8. en üsttende eritilmiş sütlü çikolata gezdirilir......

not......

  • eritilmiş çikolatalar yerine hazır çikolata sosu kullanabilirsiniz.....
  • şölen çikolatalar çok yakışmıştı dolu dolu bir lezzet vermişti....
  • kalıp küçüktü ve kek malzemesi kalıba az büyük gelmişti..ama sorun olmadı çok kabardı ve normal şeklini aldı ...
  • kekin içi biraz nemli gibiydi ama bu yerken güzel bir tat vermişti.....
  • gıda boyasının tadında bi değişiklik yapmadığını söyleyebilirim....
  • istediğiniz krema ve kek tarifinizle yapabilirsiniz.....burda amaç gıda boyalı keke dikkat çekmek.......afiyet olsun..


14 Kasım 2011 Pazartesi

ÜZÜM KOMPOSTOSU

taze üzüm kompostosu

hayırlı günler arkadaşlar....

çok meyve tüketen biri değilim...alır alır dolapta çürütürüm......bunu marifetmiş gibi yazdım ama aslında utanç duyduğum bir hadisedir....

ne kadar gözümün önünede koysam meyve tüketmek aklıma gelmez........peki alırken neden bu kadar cömert davranıyoruz....

marketlerde pazarlarda o kadar canlı görünüyorlar ki ,birde üzerine aç gittiyseniz hele birde susadıysanız Allaaaahh tutmayın bizi.....o meyveleri satın alırken sanki lıkır lıkır su içiyorum gibi olurum......eve getirince dolaba bi koyarım ta ki küflenene kadar.......bundan sonra daha dikkatli olacağım...yine meyve alacağım ama bu sefer yiycem ve yedircem inşallah........

ama şöylede bi durum var yemesemde son dakkada değerlendiririm çoğu meyveyi sebzeyi.....mesela üzüm kompostosu gibi.......üzümler yavaş yavaş çürümeye başlamışlardı ki son andan bi önceki anda yetiştim onlara......

bazende değerlendireyim derken daha kötü olaylarda geliyor başıma....

bigün az biraz vişnem var.....dedim ben bunu reçel yapayım.....bi yığın şekerle beraber reçeli ocağa koydum...gitim.....hatırladığımda artık ne vişnem vardı ne şekerim ne de tencerem:DDD ben reçeli ocakta unutunca saatlerce kaynamaktan yorulan reçelimin yerinde kurumuş bana iş çıkaran bi tencere vardı.....keşke değerlendirmeseydim dediğim bir hatıra oldu bu bana.....gerçekten kar yapmıştım..:))))

değerlendirelim ama abartmayalım:))

bu kompostoyuda kötüye giden üzümleri değerlendirmek için yaptım..piştikten sonra sıcakken yediğimde tadını hiç beğenmedim.......ve yine pişman olmuştum..dolaba kaldırdım.....ama soğuduktan sonra tekrardan baktığımda ne kadar haksızlık yaptığımı anladım...tadı harikaydı....buz gibi nefisti..yemeklerin yanına süper eşlik etti....artık bunu yapmak için bile alabilirim üzümü.......işte tarifi...çoğu kişi aşağı yukarı bu ölçülerde yapmış..bende öyle yaptım.



taze üzüm hoşafı

malzemeler....
  • 2 su bardağı taze üzüm tanesi
  • 1 lt su
  • 1 su bardağı şeker(kendi damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz)
  • bi kaç tane karanfil
yapılışı.....
  1. üzüm taneleri yıkanır ve bir lt su ile kaynamaya bırakılır...
  2. içine karanfil taneleri atılır....
  3. şeker eklenir....
  4. 20 -30 dk kaynatılır....soğuduktan sonra içilmeye hazırdır.....

KALIPLARIM

yuvarlak kalıp

herşeye vakit buluyorumda şu kalıplarımı çekmeyi hep unutuyorum......kullandığım mutfak kalıplarını zaman buldukça ekleyeceğim inş.....

tarifleri yaparken en zorlandığımız kısım galiba....."nasıl bir kalıpta pişmiş"...kalıp meselesi tarifinizin tutmamasına sebep olabilir......

şahsen benim en anlamadığım ölçüler kup ve borcam ölçüleridir........kup neye eşittir...ne kadar alır.......kaç lt dir......borcam kaç cm dir.......bu gibi sorular insanı deli eder....sorarsınız cevap gelmez....en iyisi kullandığımız kalıpları paylaşmak galiba....

mesela yukardaki tefalin orta boy bir tenceresi.....ama ben kalıp olarak kullanmaya başladım...ölçüsü içinde yazdığı kadar.....fırın yemeklerinde ve keklerde böreklerde herşeyde kullanıyorum....


tepsi(kalıp)

bu tepsiyi ise bim den almıştım.....iyiki almışım..ne borcamlar kadar ağır nede yapışma derdi var...gerçi artık yağlı kağıt kullanıyoruz ama yinede ısınmış bir fırında camdan daha hızlı pişirdiği gerçek..ben borcam çok kullanmadığım için bu tip tepsiler işimi daha çok görüyor....bu boy benim için ideal.....her türlü yemek ve pasta kalıbı olarak kullandığım bir kalıp...

şimdilik bu kadar ..daha sonra yine mutfak kalıplarımı çekip eklemeye devam edeceğim....

10 Kasım 2011 Perşembe

BAYRAM İKRAMLARI-MİNİ KÖSTEBEK PASTA VE MİNİ PASTA

mini pasta

merhaba arkadaşlar.....

biliyorum bayrama sizlere faydam olmadı..hiç bir bayramda olmuyor zaten:))))her sene karar veriyorum bu sefer tariflerimi önceden paylaşayımda belki birilerinin işine yarar diye ama nedense bende çok geç yapıyorum hazırlığımı...

bu sene yaptığım hazırlık bana kaldı zaten.....çok kişi gelmedi...bende gidemedim.......bayram bayram gibi değildi kısaca....et doğrama faslı dışında bişey anlamadım bayramdan....

hepinizin geçmiş Kurban Bayramınızı kutluyorum......kurbanlarınızıda Allah kabul etsin inş......her sene yardım kuruluşlarına verdiğimiz kurbanı bu sefer bire bir yaşamak istedik....o duyguyu yaşamayalı baya olmuştu......şu an etle uğraşmaktan ağrıyan kolumla beraber çok güzel hissettiğimi söyleyebilirim:))))))

hazırlıklarım bu kadar değildi tabiki..zamanla ekleyeceğimi düşünerek sadece tatlı kısmını paylaşayım...

-hazır su böreği yufkasından yapılmış su böreği,
-cevizli baklava
-mini pasta çeşitleri
-pilav-kavurma

bu menüyü yeterli buldum ve yettide ..daha fazlasını yapmak istemedim...bu sene sarma sarmakta istemedi canım.....




mini pastalara geçecek olursak ,
bloğumda buna benzer bi kaç tarif var..sürekli yaparım zaten.ama bu sefer hazır pastabanla yaptım uğraşmak istemedim......ve çay bardağı ile kestim ki daha küçük olsunlar.....tam porsiyonluk olmuşlardı.......işte tarifleri...


minik köstebek pasta

malzemeler....
  • 1 adet pastaban(iki katlı)
  • 1 poşet krem şanti
  • yarım paket labne peyniri
  • kiraz şekerlemesi(süslemek için)
  • bir paket bitter veya kibrit kutusu kadar kuvertur çikolata
  • bir tatlı kaşığı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı süt

yapılışı.....

  1. öncelikle krem şanti bir bardaktan iki parmak az sütle çırpılır.....içine labne karıştırılır....dolaba kaldırılır....
  2. pastaban ikiye ayrılır...her parçadan çay bardağı ile yuvarlaklar kesilir....
  3. kesilen yuvarlaklar yarısı köstebek yapılmak üzere ayrılır..
  4. diğer yuvarlaklarda ortadan ikiye kesilir......
  5. birinci kata krem şanti sürülür...
  6. ikinci kat üzerine konur..yine krem şanti sürülür..bir tane kiraz şekerlemesi batırılır..
  7. köstebek içinde,ortadan kesilmemiş bir yuvarlak alınır.üzerine dolu dolu bir tatlı kaşığı şanti sürülür..kiraz şekerlemesi konur....yuvarlak keserken artan parçalar ufalanır..ve köstebeğin her tarafına bulaştırılır.....
  8. en son çikolata benmari eritilir..içine süt ve yağ eklenir....pastaların üzerine gezdirilir...

cevizli baklavayı geçen bayram annem yapmıştı ve şerbetlemeden bana vermişti..bende dondurucuda saklıyordum......bu bayram çıkarıp mikrodalgada biraz ısıttım yeni pişmiş gibi oldu ve sıcak şerbeti döktüm......çok güzeldi......bende en kısa zamanda baklava açmayı deneyeceğim....

cevizli baklava


not....
  1. *hazır kek kullanırken sütle ıslatmam gerekiyordu ama bi kaç bekleyeceği için pastayı ıslatmadan kullandım....nemliydi kuru değildi..ama siz hemen yiyecekseniz ıslatarak yapabilirsiniz....
  2. *krem şantiye labne ekledim labnem az tuzluydu ama şantide çok belli olmadı..katmayabilirsiniz..aslında çilekli labne çok yakışıyor....
  3. *başka kremalarda kullanabilirsiniz..ben dayanıklı olsun diye sade şanti ile yaptım..
  4. *üzerinin sosunda çikolatayı buzdolabı poşetine koyup diğer sütü yağıda içine atıp poşeti kaynar suda beklettim.eriyince biraz çalkaladım ve kürdanla delerek rastgele pastaya sosu döktüm..
  5. üzerini streç filmle kapatarak buzdolabının altında 4 gün beklettim bişey olmadı......

daha önceki mini pastalarım......ve bu mini pastalar....ve de köstebekler....

1 Kasım 2011 Salı

BEYAZ LAHANA SARMASI VE KAPUSKA

lahana sarması


şimdi bu tarifi paylaşırken aklıma Bayburt geldi......

eşimin ilk görev yeriydi......benimde ilk gurbetlik tecrübem........masat köyünde tam 3 yıl yaşadık...

çok güzel günlerdi.......en sevdiğim tarafı kışın lapa yağan karı pencereden seyretmekti.....ve damdan aşağı doğru sallanan buz sarkıtlarını koparıp elimizde tutmak, ne kadar büyük olduğuna şaşırmaktı:)))))))

köyde olduğumuz ve arabamız olmadığı için dolmuşla giderdik Bayburt merkeze.....sabah erkenden kalkmak zorunda olurduk.....hiç bi yer açılmadığı halde sabahın 7 sinde dolmuş kalkardı hemen....erkekler kahvehaneye giderdi resmi kurumlar açılana kadar.....bende eşimle açık bi pastane arardık....bi poğaça bi çay kahvaltı yapardık:)

bi avuç yeri bi kaç saatte gezerdik.....o zamanlar tema ve balmar market vardı.şimdi neler açıldı kimbilir......akşam olurken dolmuşun kalkmasına az kala alışverişimizi yapardık.....hep abur cubur alırdık.....köyde herşeyi bulmak mümkün değildi.....

biz dolmuşa binerdik..bu sefer diğer yolcuları bekle işin yoksa...hava soğuk ayaklar buzz tutmuş bizim......akşama kadar kahvede bekleyenler birden iş yetiştirme telaşına girerdi.....bekle bekle donardık...neyse evimize gelirdik..sobamızı yakardık sıcacık..çıtır çıtır sesi gelir,tavana ışığı vurur..huzur dolar içimiz.....

hele çobanın sürüyü getirirken her hayvanın kendi evini bilip kapılarının önünde beklediğini seyretmek çok hoşuma giderdi......bi defasında küçük bi inek beni kovalamıştı....hayvanlardan korkarım evet ama inektemi kovalarmış arkadaş:))))

siz hiç banyoda buz pisti gibi kaymamak için tutunarak yürüdünüz mü:? ....kış geldimi sular hafif kıvık bırakılır ki donmasın ....böyle olunca banyolar tuvaletlerde buz pistine döner....dışarda kalan sebzeniz meyveniz varsa donar.taş olur......onlarda bizim gibi sobalı odada oturur bazen:)))))

çoruh nehrini unutmamak lazım..kıyısında yapılan piknikleri....birde akraba gibi olduğumuz memur arkadaşları........kara gömüle gömüle birbirimize gidip gelmeler.........köydeki komşuların bana saleha hanım diye hitap etmesi.....

herşey o kadar güzeldi ki......çok mutlu olduğum için mi Bayburt'u sevdim ,yoksa Bayburt'tamı çok mutlu oldum bilmiyorum........anlattığım sıkıntılar aslında benim gülerek yaşadığım zevklerdi....

anlatmakla bitiremem yazdıkça yazasım geliyor en iyisi noktalamak.....

yazı okumaktan sıkılanlar olabilir....bu çok normaldir...napıyım bende yazmadan edemedim...:))

ben ilk defa lahana sarıyorum...lahana nasıl alınır..sarmalık olup olmadığını bilmeden aldım....galiba sarmalık değildi.....ama çıktığı kadar yapmaya çalıştım......herşey göz kararı oldu...belki yanlış yaptığım şeylerde vardır.

lahana sarması yapılışı
malzemeler.....
  • 1 adet sarmalık lahana(bazı bloglarda elinizle bastırın yumuşaksa alın diyorlardı)
içi için.......
  • kıyma
  • pirinç
  • domates salçası
  • biber salçası
  • tuz
  • zeytinyağı
  • maydonoz,dere otu,nane(taze otlar nefis bir tat veriyor)
  • kimyon,karabiber
yapılışı......
  1. iç malzemeleri karıştırılır....taze otlar doğranır eklenir.....
  2. lahana yıkanır...ikiye bölünür....baş kısmı kesilir..yapraklar çıkarılır..
  3. bol su kaynatılır..tuz ilave edilir....
  4. yapraklar tuzlu suda haşlanır.....
  5. daha sonra soğuk sudan geçirip sarmaya geçilir...
  6. sarılabilecek büyüklükte parçalar yırtılır.iç konur ve yaprak sarmasında olduğu gibi sarılır...
  7. tencerenin altına lahana parçaları serilir..ve sarılan lahanalar tencereye dizilir...
  8. üzerine zeytinyağı gezdirilir....hafif salçalı su yapılır..veya duru su yapılır.....sarma taşı konulduktan sonra su dökülür....sarmaların hizasına kadar doldurulur....
  9. tencerenin kapağı kıvık konur ki taşmasın......
  10. en son servis ederken üzerine salçayı kavurup azda nar ekşisi ilave ederek sos hazırlanır..
not....
  1. yaprakların haşlandığını anlamak için bi tanesini elinize alın sarmaya çalışın sarılıyorsa pişmiştir......
  2. damar kısımları bıçakla inceltebilirsiniz...
  3. sararken illa her tarafını kapamak zorunda değilsiniz..yan yana dizildiği için açılma olmuyor...kalıp gibi pişiyor......
  4. elinizde zor şekil alsa bile piştikten sonra şeklini koruyor.....

KAPUSKA



kapuska

adeti bozmayalım dedim.....sarma yapılınca artan içler dışlar bi şekilde kapuskaya dönüşüyor galiba..bende bu adeti devam ettireyim istedim..:))

göz kararı yaptığım için iç harcım artmıştı.....

yapılışı.......

  1. tencerede zeytinyağında bi kaşık salça kavrulur..
  2. ince doğranmış lahanalar eklenir.....
  3. lahanalar kendini bırakıp çekilince sarmadan artan iç harç kavrulan lahanalara eklenir...
  4. birazda o şekilde kavrulur.....üzerini geçecek kadar kaynamış su eklenir...
  5. kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirilir....
  6. üzerine limon sıkarak salata gibi afiyetle yenir....

bence çok lezzetliydi....
soğan kullanmadığım için ekleyemedim......siz seviyorsanız eklersiniz zaten:)
kapuska1
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Lilypie 6th to 18th Ticker disalin gözünden mutfak